26 Nisan 2010 Pazartesi

Baki Olan Dostluklara...


"Dostluk cennetin kapısına kadar gelip ,dostuna "buyur..."diyebilmektir ...dua niyetine ..."


ellerini koy ellerimin üstüne ...
gözlerinle buluşunca gözlerim
kıyamete göğüs gerecek yüreğimiz ...
kırmızı güller değsin şakağına
akların şebnem olsun
o gülün yanağına ..
ve sonra aç kollarını.. yudum yudum tat aşkı...
mahşeri beklerken ayakta ,kanter...
gülümse bana ...
bekle sonra ...sakın girme kapıdan ..
gelmemi bekle...
uzun sürerse hesabım ...
"o olmazsa olmaz "de...Yüce rabbe...
"o olmazsa girmem, Rabbim cennetine ..."
merhametin merhameti coşturacak o gün ..
ve gülümseyecek bize
mahşerin sahibi ,tek varisi dünyanın ...
ellerini koy ellerime dostum ...
gözlerinle buluşunca gözlerim
kıyamete göğüs gerecek yüreğimiz ..
kırmızı güller değsin şakağına..
akların şebnem olsun ..
o gülün yanağına ... 26 nisan 2010 pazartesi ...ya leyl...

,.-~*'¨¯¨'*•~-.¸-(_ Ya leyl'e _)-,.-~*'¨¯¨'*•~-.¸


 
Sana dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim
Bütün kulaklardan gizli sulardan bahsedeceğim
Bu sözleri sana herkesin içinde söyleyeceğim
Ama senden başka kimse duymayacak
Kimse anlamayacak...


kalpten iletişimi anlatan mevlananın sözleriyle başlayayım dedim...
Hani bazen olurya aynı şeyi aynı anda düşündüğümüz...
sanırım kelimelere anlatılmayacak kadar derin bir dostluk ancak bu kadar güzel anlatılırmış demi:))
Nice yıllara can...
Eminim bundan sonra daha çok şey katacaksın hayata kendinden..:)
 Sevgiyle..:)

Nice yıllara


meğer sen baharda açan çiçekmişsin..İsmin gibi bahar müjdecisi gülsün. hayatın hayırla dolsun ..Ve dahilinde yüzün hep gülsün..:)

İyi ki Doğmuşsun be tertip...


Nerden başlamalı...Önce sessiz ama anlamlı bir tebessüm mü göndermeli?
Yoksa kocaman gülümseyerek merhaba mı demeli?

MERHABA...Canımın içi can dostum doğum günün kutlu olsun..

Yıllar ne kadar hızla geçiyor…23 yıl geçmiş o ilk tanıştığımız günden beri…
1987 de Kanatları kırık kuşlar misali şaşkın şaşkın bir okulun kapısından girdik ve zamanla arkadaş olduk o sıcak samimi gülümsemenle kısa bir zamanda kaynaştık..

O güzel yıllar geçtiktkçe bizler dahada birbirimize kaynaşıyorduk..
Ve yuvadan uçuş; önce evimiz gördüğümüz okulumuzdan ardındanda baba ocağından …Ailemizden ve birbirimizden uzaklarda yaşıyorduk.Ve öğreniyorduk hayatı dikenli yollarda düşe kalka.Fakat bu seni unutmama veyahut ulaşmama mani olmadı ..Çünki Dostluğu sende bulduğum günden bu yana hep içimdesin.

Biliyorduk ki,yeni insanlar ,yeni simalar tanıyacaktık,Yeni doğmuş çocuklar gibi umutla bakacaktık her şeye..

Kendimizce bir dostluk tarif edecektik herkese

İŞTE BİZİM DOSTLUĞUMUZ

diye haykıracaktık...

En kötü anlarımda ,mutluluğumda yanımdasın ,sadece sana sarılıp ağlamak ve ya kahkahayla gülmek ,en önemlisi varlığını bilip dost sıcaklığını kalbimde hissetmek bile yeter be dostum :))))))

((Not:Ama arada seslide hisettirsen fena olmaz))



Şimdi gönlüm bu satırlarla sana doğru yol almayı göze aldı; sevgim kelimelere doluştu gözlerimde kalan sıcak bakışların kalemimi kışkırttı.

Canım , gül ile sümbülüm..

Sevgi yüreğimizden hiç ayrılmasın birtanem ..

Ömrümün sonuna kadar hep unutulmaz dostluğumuzun sıcaklığını yaşayacağım.

Ve inan.. dostun olmak bana hep yakışacak.
Rabbimden sağlık ,sıhhat ve afiyet diliyorum senin için..Her isteğin hayırlısıyla gerçekleşsin..Mutluluk ve huzur her daim ömür yolcuğunda yanından ayrılmasın..

İyiki doğdun iyi ki varsın iyiki yanımdasın…

En önemlisi İYİ Kİ DOSTUMSUN..
tertibin....
Not 2: bak çok şımarma he bu sözleri okuyunca ..en iyisi sen bunu çıktı alıp iyice sakla arada bakar bakar sevinirsin...Her zaman edemem böle süslü laflar..:))


23 Nisan 2010 Cuma

İstanbul...ah İstanbul !!

İstanbul…Ah İstanbul !
Çocuk düslerimin avutanı.
her düstügümde bomboş ellerimin yegane tutanı…
Bu defa biçareyiz ikimiz de…

**İmtihan**

Var olusumuz bir imtihan.
Varligimiz imtihan, yoklugumuz, yoksunlugumuz imtihan.
Açlik imtihan, zenginlik imtihan.
Ve ömür... bütün bir ömür imtihan...
Bir tek nefesle bitivermiyor ömür.
Her nefeste uçurumlardan yuvarlanıyor ya da uçurumlarin kiyisindan son anda dönüveriyoruz.
Günahlarimiz imtihan, sevabimiz imtihan.
Son nefese kadar ne kazandigimiz, ne kaybettigimiz bir sey var.
Neyleyelim, imtihan dünyasi...
Can tatli, kulluk daha tatli...
Bir metrelik çadirda yasayanin da, konaklarda saltanat sürenin de topu topu bir nefeslik cani var.
Bütün yapilanlar, yaptiklarimiz o bir nefeslik can için.
Can kiymetli.
Fakat canin asil sahibini,canani bilen için can,canana sunulabilecek en güzel hediye.
Canla imtihan...
Uçurumlarin kiyisindayiz. Düsmekle kalkmak arasindayiz.
İmtihan içinde nice imtihanlar veriyoruz.
Açlikla-toklukla, varlikla-yoklukla, günahla-sevapla,ölümle-yasamla imtihan oluyoruz.
Kazananlardan olmak ümidiyle...

19 Nisan 2010 Pazartesi

Derindesin, rüya kadar derinde...


"okunmamış esrarlı bir öykünün

memnu satırları gibidir yüzün

vuslatın eflatun gecelerinde

uykusunu kaçırmışsın gündüzün

oysa ne yerdesin , ne gökyüzünde

derindesin rüya kadar derinde"

Nurullah GENÇ

Bir incedir sızım...

Can çekişiyor ruhum .
Hergün hergün bir sancı daha...
Ne adını koyabiliyorum bu duygunun nede sızıma bir cevap bulabiliyorum .
Allah'ım Allah'ım cebelleşiyor ruhum.
Ne haldeyim ,napıyorum?
Uzakların ,ötelerin özlemi kavuruyor artık...
Çıkarıp bedenimi ruhumdan kanatlanasım geliyor ...
Benim ötelere gidesim geliyor...
Uzaklara çok uzaklara...
Benim ''dünyalarımı '' terkedesim geliyor

18 Nisan 2010 Pazar

Sonundayiz Herşeyin!...




"vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi

ama belli ki sonundayız herşeyin
en sonunda."

Edip Cansever

16 Nisan 2010 Cuma

Sevmek Sevilmek


Bir bilgeye

''dünyanın en güzel şeyi nedir diye sordular.

Bilge''sevmek''diye cevap verdi. Peki ondan sonra? 

"sevilmek'' dedi.

''Neden sevmek sevilmekten daha güzel''? diye sordular.

''İnsan'',dedi bilge''sevdiğine sevildiğinden daha çok emindir de ondan ''.

10 Nisan 2010 Cumartesi

Dokunma Kanarsın...


Dokunma ...kanarsın ...
Hüznüm yakar tenini
Bedenini bırakır da
Gökyüzüne ağarsın...
Yağmurlar değil hasretini çektiğim
Kavrulmuş dudaklar isterim aynalarda
Kararmış gözler ,aydınlatır içimi
Yankısız şehirlerin ay ışığında , yalnız yakamozlar gibiyim
Işıtmaz yollarımı adının şulesi..
Gölgeler acıtıyor içimi
Geceye karışıp giden gölgeler...
Bu yalnız bir yürüyüştür yok ayak izi...
Bu kederin en sarmaşık halidir
Hüzne ziyan gözlerimde...
Menekşe rengi güvercinler uçuşur şimdi
Kırık tebessümlerin hatırasında,
Aramakla bulamadığım ...
Bulup bulup kaybettiğim...
Dokunma ..kanarsın ..
Hüznüm yakar tenini
Bedenini bırakırda gökyüzüne ağarsın ..

YA LEYL

4 Nisan 2010 Pazar

Mevlana Der Ki;



" Ben bir balığım, aşk ise daldığım bir derya...
Aşktan gözlerim yaşlı olsa da o derya göz yaşımı nerden bilir ..?
Başımı o denizden çıkarayım desem, balığım ya;
Nefesim Kesilir ...!!.. "

1 Nisan 2010 Perşembe

SENSİZLİĞE RAMAK KALA


'Sensizlik evrensel bir olgudur

Bu olguyu evrenle paylaşıyorum...'


sensizliğe ramak kala

vuslatın düşlerine...

yatırdığım gözlerinle

umudun yarınlarına

yalnızlık ödüyorum.


bu yılki acının...

vardır bir sebebi elbet...

beton duvarlar,

taş yığınlar burnundan soluyor

mazgallara akıyor gözyaşları,..

peki..!...

bu acıları berkiten

kan kırmızısı gözler(!)

neyin telaşında..?

29 Mart 2010 Pazartesi

YALANCILAR



Şakiki Belhi, bir mezarlığın kenarından geçerken ibretle baktı ve yanındakilere:
-Buradakilerin çoğu yalancıydı... dedi
-Niçin ? diye sordular. Şöyle cevap verdi:
-Onlar hayattayken malım var,  mülküm var,  evim var, bağım bahçem var demezlermiydi?
Ama şimdi sizde görüyorsunuz ki öyle değilmiş...

22 Mart 2010 Pazartesi

12345...:)






Sevgili arkadaşlar radyomuzun 1. yılını 4 martta kutlamıştık....

Ben sayıları severim geçen bir baktım 1 yılda radyoya giren kişi sayısı 123oo olmuş... O gün 12 bin 345 inci kişiye radyomuzu hatırlacak bir hediye vermek istedim... Ve o gün bugündür bekliyorum:) .. Bugün Radyomuza giren 12345(onikibin üçyüzkırkbeşinci:) inci kişi DJ :gülsüm: oldu... Bu heyecanı onunla yaşadık... Sevgili Gülsüm'ü nam-ı diğer Ceb Gülsüm' ümüzü tebrik ediyorum...

hep beraber nice günlere inşallah..:)

21 Mart 2010 Pazar

SEN...


Bırakmıyorum ki, gönülde düşünce olasın,
İstemiyorum ki, gözlerde değersiz kalasın;
Seni canımda saklıyorum; gözümde gönlümde değil
Tâki son nefesime kadar bana yar olasın! ...şems-i tebrizi

20 Mart 2010 Cumartesi

Katre-i Matem...



Lale ile acı gerçekler mutlu düşlere

paslı demirler parlak gümüşlere

yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden;

lale ile uğruna can verilecek bir sevgili yaşar içimde.

Lale bağıma taç ve ben ona muhtaç.

Kapa gözlerini ve dinle saki

bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!..

İstanbul'a çıkmayan bir lale yolu

Laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır yitiktir.

Rüzgarlan toplayan hüzünler aşklar yoksa İstanbul bahçelerinde;

yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde.

Uyan sakî lale devrindeyiz!..

19 Mart 2010 Cuma

Kalbim Unutacağız Onu


Kalbim, unutacağız onu,

Bu gece, sen ve ben.

Ben ışığı unutayım,

Onun sıcaklığını sen.


Unuttuğun vakit, söyle bana,

Ola ki düşüncem donar.

Acele et, oyalanırken sen,

Hatırlayabilrim tekrar.

Hayırlı cumalar...





Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;
seher soluklu Cuma…

Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman…

Sürgün saatleri serinletir melekût meltemler…

Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;

her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…

Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…

Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…

Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…

Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…

Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;

Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…

Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimlerde renkleri ve kokuları geride bırakmış yitik yurdunu arıyordur; sonsuz saadet…

Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma’yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize “Cuma Yamaçları” nasip etsin…

Hayırlı Cumalar…

16 Mart 2010 Salı

~~~~Sen Yoktun~~~~

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi her parkı her ağacı ezberledim. sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvar...ları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.. Sen yoktun..

Özlem şarkılarını ezberledim.kimini bağıra bağıra kimini fısıltıyla söyledim.karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibiydi, geçmek bilmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım.
Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayal kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu,bense seni. Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı!

Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan. Kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim,gelen sensindir diye. Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle
sırılsıklamdım her mevsim. Hayat merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm. Sen yoktun...

Her istasyon, her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere,adı duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun..

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı. Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. SEN YOKTUN...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

© 2009Radyohilal | by TNB