Canıma hançer ol,geceme siyah...
Beter ol,duman ol,ateş ol da...
Külün savurmaya rüzgarın olayım...
Kavuşmak yok, titreme boşa
Yaralarına tuz,acına biber...
Yan,işte! Kana!
Hüznünün sergüzeşti ismime
Canından adaklar ada...
Bir top bulut al,griyle hemhal
Yağmurlar içir nehirlerime
Kavrulsun dillerin, al al
Ağıtlarından inciler diz boynuma...
Güneşi sen tut,ayı ben öldürürüm.
Arsız gecelerde yıldızlar da sönünce
Dört tekbirdir nihayet
Saf bağladığın sırra niyet...
Hiçlediğin onca kesret,
Kırk bin halka olur ayaklarına
Esaretine çıngılar düşe!
Ömrüne nisyan...
Aldırma sözlerime, aldırma!
Katran şerbetler yudumlarım kan çanağında...
İsyanımın yurdudur,ruhumun sancıları
Yılan başlı,çatal dilli öfkeme
Yenik düştüm...yenik düştüm...
Zamanın çirkefine...
Sırrı kaybolmuş aynalarda
Kıyıya vuran yüzüm
Sakla mimiklerini gölgelerde
Yorgun kelimelerini uyut şimdi
Göğsünün kuytu derinliğinde...
Gece, ört üzerimi üşüdüm...
Gece, karanlığına sar ki,büzüldüm sende...
Gece,esirgeme siyahını başıbozuk hayretlere
Gece,yanık türkümsün...
Ela gözlü bu serzenişe...
Ya Leyl
Radyomuz DJ lerinden Ya leyl'in "İsyanımın Yurdu" Adlı şiiri Antolojide Günün Şiiri seçilmiştir...Arkadaşımızı tebrik ederiz...
Ayrıca şiiri farklı yorumuyla seslendiren Yıldıray Coşkun'a da teşekkürler
Şiiri sesli dinleme için Tıklayınız.
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Nisan 2011 Cumartesi
9 Ekim 2010 Cumartesi
O "HAYY "OLAN DİRİYE...

Sırdaşım ,dert ortağım ,günahımın örtüsü ...
Arkamı yasladığım ,ulu çınar gibisin...
Ömrüme ziyan adın ,nefsimin gümbürtüsü...
Sen neşemin buğusu ,yüreğimin kirisin..
Her halime aşina ,seyreden var bir beni..
Nerde ,nasıl yaşarım, gözeten var bu beni...
Yalan ,dolan soluyan, şu çelimsiz bedeni
El sürmeden yıkayan ,arındıran birisin ...
Rabbim niyazım sana, bin kederle kapında...
Hiçliğim arşa çıkmış, yok olmuşum canımda...
Elverirse rahmetin, dönüşlerim hep sana...
Bin cefadan artarak ,sarıldığım dirisin ..
[8.10.2010 ya leyl SAAT 23:55 ]
17 Şubat 2010 Çarşamba
~~Saklımdasın Ey Yar~~

yürüyorum ey yar
insanların arasında
kimi yorgun kimi dökük
kanar sabır yarasında
özlüyorum seni zamanla barışamadım
geçip gidiyor ömür günlere doyamadım
ucum yok bucağım yok
saklımdasın ey yar haberin yok
yıllar geçti sönmedi ateş
yanıyorum ey yar haberin yok
üşüyorum ey yar
yangınların ortasında
yürek kırgın yürek talan
kanar sevda yarasında
kahırlı yılları çizdin alnıma
Dost eyledin beni göçüp giden kuşlara
insanların arasında
kimi yorgun kimi dökük
kanar sabır yarasında
özlüyorum seni zamanla barışamadım
geçip gidiyor ömür günlere doyamadım
ucum yok bucağım yok
saklımdasın ey yar haberin yok
yıllar geçti sönmedi ateş
yanıyorum ey yar haberin yok
üşüyorum ey yar
yangınların ortasında
yürek kırgın yürek talan
kanar sevda yarasında
kahırlı yılları çizdin alnıma
Dost eyledin beni göçüp giden kuşlara
9 Şubat 2010 Salı
24 Haziran 2009 Çarşamba
BiR ŞiiR
EĞER
Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;
Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;
Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;
Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
Yeryüzü ve üstündekiler senindir
Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum...
Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;
Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;
Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;
Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
Yeryüzü ve üstündekiler senindir
Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum...
Rudyard Kipling
12 Haziran 2009 Cuma
BİR ZARİF iNSAN
Cahit Zarifoğlunu vefatının 22. yılında dualarla anıyoruz

ANILAR DEFTERİ
Anılar defterin de gül yaprağı gibi
unutuldum kurudum
Başıma düşmüş sevda ağı
Bir başıma tenhalarda kahroldum
Sen kim bilir
Rüzgarlı eteklerinle
Kimbilir hangi iklimdesin
Ben sensiz bu sessizlikle
deliler gibiyim
sensiz bu sessizlikte
Ayrılıkla başım belada
Yoksa sensiz bu sessizlikte
Kahrolacağım
sensiz bu sessizlikle
Cahit Zarifoğlu
Anılar defterin de gül yaprağı gibi
unutuldum kurudum
Başıma düşmüş sevda ağı
Bir başıma tenhalarda kahroldum
Sen kim bilir
Rüzgarlı eteklerinle
Kimbilir hangi iklimdesin
Ben sensiz bu sessizlikle
deliler gibiyim
sensiz bu sessizlikte
Ayrılıkla başım belada
Yoksa sensiz bu sessizlikte
Kahrolacağım
sensiz bu sessizlikle
Cahit Zarifoğlu
BiR ŞiiR
SULTAN
Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum.
Cahit Zarifoğlu

hiç'kimse.
sade'ce bir kul.
haricinde Ümmi...
gündüzleri saymaz isek, henüz karışık...
içinde büyümeyi bilmeyen bir Çocuk uyutmakta.
kimseler değmesin diye ona,
uzun süredir inzivada..
niyet ise itikafa..
kendi yurdunda garip,
kendi içinde mülteci...
aşka veli...
zamana mukavametli
ölüme aşina..
...
bildiği tek şey,
hiç'likten ziyade hiçbir şey bilmediği...
sade'ce bir kul.
haricinde Ümmi...
gündüzleri saymaz isek, henüz karışık...
içinde büyümeyi bilmeyen bir Çocuk uyutmakta.
kimseler değmesin diye ona,
uzun süredir inzivada..
niyet ise itikafa..
kendi yurdunda garip,
kendi içinde mülteci...
aşka veli...
zamana mukavametli
ölüme aşina..
...
bildiği tek şey,
hiç'likten ziyade hiçbir şey bilmediği...
BiR ŞiiR

SENSİZLİK
kartal dediğin nedir ki
pençesi olmasa
ya da mermisi olmayan
silah
bunca sessizliğe alıştım da
bunca sensizliğe asla
Adem Ertürk
11 Haziran 2009 Perşembe
BiR ŞiiR

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Ahmet Haşim
6 Haziran 2009 Cumartesi
BiR ŞiiR

geç kalanlara...
'Eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen' notunu buldum kapımda.
Altına saat: 12.30 diye yazmıştın,
ve 12.34'tü onu bulduğumda.
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran zamanı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını.
Bir Şiir

ETME
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme
Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.
Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.
Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.
Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.
Aşıklarla basa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.
Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.
Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.
Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.
İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme
Mevlana
5 Haziran 2009 Cuma
Anne

Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir... bilmezdin
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği
Dilinin dönmediği
Çağlarda, yavrum
Kolun kanadın
Ben oldum
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana
'Onun Annesi' diyorlar..
Bu yeter sevgilim bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
Ve seni öyle sevdim sana
O kadar ısındım ki
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
Gün oldu kırdın...
İncinmedim;
İlk oyuncağın
Ben oldum.. Yavrum
Son oyuncağın
Ben oldum...
Layık değildim
Layık gördüler
Annen oldum yavrum
Annen oldum
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir... bilmezdin
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği
Dilinin dönmediği
Çağlarda, yavrum
Kolun kanadın
Ben oldum
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana
'Onun Annesi' diyorlar..
Bu yeter sevgilim bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
Ve seni öyle sevdim sana
O kadar ısındım ki
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
Gün oldu kırdın...
İncinmedim;
İlk oyuncağın
Ben oldum.. Yavrum
Son oyuncağın
Ben oldum...
Layık değildim
Layık gördüler
Annen oldum yavrum
Annen oldum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)